Günümüzde Dans

dans Yorum Yok »

20. yüzyılın ilk yarısında fazlaca bir önem taşımayan dans sanatı, günümüzde en gözde gösteri sanatları arasına girmiÅŸtir. Bunda televizyonun önemli bir rolü vardır. II. Dünya Savaşı’ndan önce radyo en önemli kitle iletiÅŸim aracıydı. Radyo kulaÄŸa yönelik olduÄŸu için dans dışındaki gösteri sanatları için bir iletiÅŸim aracı olabiliyordu. Televizyon ise göze yönelik bir araç olarak dansa hemen yer verdi. Televizyonda dans önceleri en yalın biçimlerde, özellikle de günün gözde danslarına ağırlık vererek yer aldı. İlk olarak 1955′teki bir televizyon programında ünlü balerin Dame Margot Fonteyn’in baÅŸrolde olduÄŸu Uyuyan Güzel balesi gösterildi. Böylece bale sanatı bu yeni kitle iletiÅŸim aracına girdi.

Günümüzde televizyon kameraları dans ve dansçıların emrindedir. Birçok bale sinema ya da televizyon için özel olarak tasarlanır. Bunların stüdyo dışında filme çekilebilme olanağı koreograf ve yönetmene geniş bir çalışma alanı sağlamıştır. Kırmızı Pabuçlar, Kuğu Gölü, Fındıkkıran gibi baleler sinema ve televizyonun gözde örnekleridir.

Dansın geliÅŸimiyle birlikte konuyla ilgili dergiler, kitaplar ve baÅŸka yayınlar da çoÄŸaldı. New York Halk Kütüphanesi’nin 1947′de baÅŸlattığı Dans Koleksiyonunun dünyanın en büyük dans arÅŸivi olduÄŸu sanılmaktadır. New York’ta Lincoln Merkezi’ndeki Gösteri Sanatları Kütüphane ve Müzesi’nde bulunan koleksiyon çeÅŸitli kitapların, fotoÄŸrafların ve baskıların yanı sıra önemli dansların ve dansçıların 300 bin metre uzunluÄŸundaki film kayıtlarını da içermektedir. Bundan baÅŸka, bale ve dans gösterilerinin yazı ve notları da bulunmaktadır.

Dansın 20. yüzyıldaki yerini belki de en iyi belirleyen, bu dönemdeki dans yıldızlarının inanılmaz ünüdür. 1950′lere kadar en ünlü dansçılar Fred Astaire ve Gene Kelly gibi film yıldızlarıydı. Bu dönemde bir efsane olan Anna Pavlova gibi yalnızca dansçı olarak ünlenmiÅŸ kiÅŸilere ender olarak rastlanmaktadır.

Bu ünlü yıldızlara ek olarak balenin unutulmayan adları arasında Vaslav Nijinski, Dame Margot Fonteyn, Rudolf Nureyev, Maya Plisetskaya sayılabilir.

Halk Oyunları ve Salon Dansları

dans Yorum Yok »

Günümüzde danslar iki ana kaynaktan gelmektedir: Halk oyunları ve Avrupa saraylarında doÄŸan salon dansları. Halk oyunu belirli bir yörenin insanları ile birlikte doÄŸup geliÅŸen bir dans türüdür. GelenekselleÅŸerek kuÅŸaktan kuÅŸaÄŸa geçer. Halk oyunu doÄŸduÄŸu bölgenin dışında da yaygınlaşır ve bütün ulus tarafından benimsenirse, buna ulusal dans denir. Macaristan’ın “ÇardaÅŸ”ı ve İspanya’nın “Jota”sı buna örnektir. Ülkemizde de Silifke’ nin “Keklik Oyunu”, Artvin’in “Ataban”, Elazığ’ın “Çayda Çıra”sı ulusal danslar arasında sayılabilir.

Bütün Avrupa ülkelerinde çok çeşitli halk oyunları vardır. Bazılan çift çift yapılan danslardır, ama çoğu topluluk dansıdır. Topluluk danslan dansçılara dans alanının her yerinde bulunabilme ve gruptaki tüm dansçılarla karşılaşabilme olanağını sağlar. Böylece de dansın ilişkileri geliştirme yönünü güçlendirir. Halk oyunlan köy kökenli oldukları için, açık yerlerde ya da çiftlik ambarlarında, toprak üzerinde oynanırdı. Bu nedenle oyunlarda hareketler sürekli değildir; oyun çevik adımlar, sert vuruşlar ve hızlı zıplamalarla sürer. Soylu sınıflann başlattıklan danslar tabanı cilalı salonlarda yapıldığı için genellikle kayar adımlarla dans edilir, halk oyunlarının tersine zıplamalara pek yer verilmez, yumuşak geçişlerle hareket edilirdi.

16. yüzyıl ile 17. yüzyılın baÅŸlarında Avrupa’da biri yavaÅŸ ve ağırbaÅŸlı, öbürü ise hafif ve hızlı hareketleri olan iki dans türü geliÅŸti.

17. yüzyılın en gözde dansı ise Fransa’da geliÅŸen “menuet” idi. Bu mini mini adımlarla ve abartılı reveranslarla süren ağır bir danstı.

19. yüzyılın en gözde dansı valsti. Önceleri Avusturya köylülerinin baÅŸlattığı vals, kısa zamanda Avrupa salonlarının vazgeçilmez dansı oldu. Vals bugün de en zarif dans türlerinden biridir. GeliÅŸiminin en yüksek aÅŸamasına ise 19. yüzyılda Viyana’da, Johann Strauss zamanında ulaÅŸtı. Salon dansçıları bugün de Strauss valslerinin melodi ve ritim-leriyle dans etmekten çok hoÅŸlanırlar.

1911′de Güney Amerika’dan gelen Arjantin tangosu ve Brezilya samba’sı ABD’deyi sardı ve tüm Avrupa’ya yayıldı.

Vals ve Kuzey Avrupa kökenli öbür dansla-nn ritimleri Siyah Amerikalılar’ın cazı ve Latin Amerika danslan ile karıştı. İnsanlar büyük dans orkestralarının müziÄŸi ile jitterbug yaptılar. Ardından rock and roll ve twist akımlan geldi. 20. yüzyılın sonlarında bunlar disko dansı ile birleÅŸti. Jitterbug ve twist gibi, disko da enerjik ve serbest hareketlere dayanan bir dans biçimidir. Disko, müziÄŸi plak ya da banttan çalan küçük gece kulübü anlamındaki “diskotek” sözcüğünden gelir. Bu kulüplerin bazılarında ise gerçek orkestra müziÄŸi vardır.

Anadolu’da Dansın GeliÅŸimi

dans Yorum Yok »

Anadolu’da yaÅŸayan Türkler’de dans temelde üç ayrı kültürün etkisinde kalmıştır. Bunlar eski Anadolu uygarlıkları, Orta Asya kültürü (özellikle Åžamanlık) ve Müslümanlık’tır.

Anadolu’da binlerce yıl önce yaÅŸamış Hitit, Eski Yunan, Frig, Lidya gibi eski uygarlıkların etkileri günümüzde halk danslarında yaÅŸamaktadır. Konya’nın güneyinde Çatalhöyük’ te bulunan duvar resimlerinde, İÖ 6500-5650 arasında bu yörede yaÅŸamış bir uygarlığın dansları ve dinsel törenleri görülmektedir. Resimlerdeki danslarda, davulun ve tokmağın kıvrık ucunun günümüzdekilere benzerliÄŸi dikkat çekicidir. Ayrıca bu resimler, Hitit, Frig gibi uygarlıklardan çok daha öncekilerin katkılarını göstermesi açısından da ilginçtir.

Orta Asya kültürünün Türk danslarına etkisi ise çok daha belirgindir. Samanlık Orta Asya ve Sibirya’da yaygın olan bir dindi. Åžaman hastalıkları iyileÅŸtiren, dinsel törenleri yürüten, ölüleri öbür dünyaya kadar geçiren din adamıdır. Asıl önemi, kiÅŸisel ve toplumsal sorunları çözerken, öbür dünyaya göç ederek oradaki ruhlarla konuÅŸmasından kaynaklanır. Ruhlarla (tanrılarla) iliÅŸki kurabilmek için düzenlenen törenlerde ÅŸaman hem oyuncu, hem dansçı, hem de ÅŸarkıcı olur. Davul çalar, çeÅŸitli hayvanların taklidini yaparak ritmik hareketlerle dans eder.

Åžamanın yaptığı tören dansı ile Anadolu halk oyunları arasında önemli benzerlikler bulmak olanaklıdır. Anadolu’da birçok halk oyununda gene Åžamanlık’tan kaldığı düşünülen geyik, kuÅŸ, tilki, at gibi hayvanların taklitleri yapılır. Buna iyi bir örnek Tokat yöresinden Geyik Oyunu’dur.
İslam dini ise, kendinden önceki dinlerle bağlantılı olduğunu düşündüğü dansı yasaklama yoluna gitti; ama dansı tümüyle kaldıramadı.

Tasavvufun müzik ve dans anlayışından doÄŸan sema’lar ortaya çıktı. Birçok İslam tarikatında dinsel törenlerde dansa yer verilir. Bunlardan en bilineni Mevlevi semalarıdır. Semalarda ilahiler söylenir, özel giysili derviÅŸler (sema-zenler) dönerek dans ederler. Bu dönüş sırasında semazenler gözlerini genellikle göğe çevirirler, sol avuçları göğe, saÄŸ avuçları yere dönüktür.

Canlı renklerdeki geleneksel giysileriyle Polonya halk oyunları sunan çocuklar.

Semaların yalnızca İslam kültüründen doğduğunu söylemek güçtür. Semalarda kullanılan birçok dans öğesinde daha önceki uygarlıkların etkisi olduğu düşünülmektedir. Önceki uygarlıkların dansları daha sonraki uygarlıklara aktarılmış, binlerce yıl öncesinin dans öğeleri birbirlerine karışarak ve iç içe geçerek bugünkü Anadolu danslarını yaratmıştır.

bachata izle 10

bachata öğren Yorum Yok »


bachata izle 9

bachata öğren Yorum Yok »



bachata izle 8

bachata öğren Yorum Yok »



bachata izle 7

bachata öğren Yorum Yok »



bachata izle 6

bachata öğren Yorum Yok »



Asi Se Baila La Bachata - video powered by Metacafe

bachata izle 5

bachata öğren Yorum Yok »

bachata klip 2

bachata öğren Yorum Yok »

Powered by dans